“Göğü Kudretimizle Biz Kurduk Ve Biz Onu Genişletmekteyiz”  Kur'an-ı Kerim Zariyat Suresi  47. Ayet

» İlah Var mı? [İman Ve Tasdik Ettim: Ben Nasıl Hayattaysam, Varsam Mevcutsam, O’da Aynı Şekilde Var Ve Mevcut] – O’na İnanmak İçin O Kadar Çok Sebep Ve Delil Var ki…

“Şüphe Yok Ki Ben Allah’ım. Benden Başka Hiçbir İlâh Yoktur. O Hâlde Bana İbadet Et Ve Beni Anmak İçin Namaz Kıl.”
“Kıyamet Mutlaka Gelecektir. Herkes İşlediğinin Karşılığını Görsün Diye, Neredeyse Onu Gizleyecek [Geleceğinden Hiç Söz Etmeyecek]tim.”
“Buna İnanmayan Ve Nefsinin Arzusuna Uyan Kimseler, Seni Ondan [Ona Hazırlanmaktan] Sakın Alıkoymasın, Sonra Mahvolursun!” [Taha Suresi 14-16
]

Aşağıdaki Makale, Allah'a İnanmamız İçin Akla Mantığa Uygun Sebepler,Veriler Sunmaktadır...
Birisinin Çıkıp Yaratıcının Varlığını Basitçe İspatlayan Bir Delil Göstermesi Herkesin Hoşuna Giderdi, Değil mi? Bunun Mümkün Olmamasının Sebebi  Bahsedilen Varlığın, Varlık Üstü,Aşkın Bir Varlık Olmasıdır. Bu Sebeple O'nu Vicdanda Hissedip "İnanmak" Gerekiyor.Çünkü Akla Sığması İnsanın İdrak Ve Anlayışına Sunulması İmkansızdır.Eğer Akıl O'nu Kapsasaydı.O'da Sıradan Bir Varlık [Kabul Edilemez.!] Olurdu.

Öyle Ya Denizi Bardağa Sığdıramazsınız.Allah'ı Basitçe İzaha Girişme Çabası Elbette Sonuçsuz Kalacaktır.

Yaratıcının Varlığının Delillerine Geçmeden Önce , İlk Olarak Şunu Göz Önüne Almanız Gerekir; Eğer Bir Kişi Yaratıcı'nın Varlığını Bir Olasılık Olarak Bile Kabul Etmiyorsa, Aklının Vereceği Hükümler Arasındaki Şıklarda Bulunmuyorsa, Bu Konuyu İnançsızlık Fikrine Göre Yorumluyorsa O'nun Varlığını Gösteren Bütün Delilleri,Saysanızda Bu Tür Bir İnançsızlık Fikrinde Olan.Fikri,Ve İnanç Olarak Yerinde Saymaya Devam Edecektir. Eğer Bir Kişi İnsanların Ayda Yürüdüğüne İnanmayı Reddediyorsa, Kendisine Sunulacak Bütün Deliller Onun Düşüncesini Değiştirmeye Yeterli Olmayabilir. Astronotların Ay Üzerindeki Yürüyüşlerinin Videoları, Fotoğrafları, Aydan Gelen Taş Parçaları, Tüm Bunlar Değersizdir Çünkü Bu Kişi Kesin Bir Şekilde İnsanların Aya Gidemeyeceğine Karar Vermiştir.

Ön Yargılar Maalesef İnançta da,Görünmeyen Zincirlerdir.Kişinin Gerçeğe Ulaşmasını Engeller.

Kutsal Kitab’ı Veya Peygamberin Sözünü Duyup Bu İlahi Bir Sözdür,Diye Vicdanında Hisseden Ve Bunu Yeterli Kanıt Gören Bahtiyarlarda Vardır. Aynı Şekilde Varlık Alemini ve Kendi Yaratılışını Sorgulayıp Yaratıcıya Ulaşanlarda Vardır.Din Aileden Devralınan Bir Olgu Olmaktan Öte İnsanın Bir İç Muhasebesi,Tahkik Sonucunda Tutulması Gereken Bir Yoldur.Böyle Bir Detaylı İnceleme,Tahkik de İnsanı Hak Din Olan İslam'a Ulaştıracaktır.

“Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize İman Edin’ Diye İmana Çağıran Bir Davetçi İşittik, Hemen İman Ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı Bağışla. Kötülüklerimizi Ört. Canımızı İyilerle Beraber Al.” [Al-İ İmran Suresi 193]

“Kullarım, Beni Senden Sorarlarsa, [Bilsinler Ki], Gerçekten Ben [Onlara Çok] Yakınım. Bana Dua Edince, Dua Edenin Duasına Cevap Veririm. O Hâlde, Doğru Yolu Bulmaları İçin Benim Davetime Uysunlar, Bana İman Etsinler. [Bakara Suresi 186]

Yaratıcı'nın Varlığını Gösteren Delillere Bakmadan Önce Kendinize Şu Soruyu Yöneltmenizi Tavsiye Ederim: Eğer Yaratıcı Var İse, Ben Onu Bilmeyi İstiyor Muyum?

Yaratıcı'nın Varlığını Gösteren Tarihi Ve İnsani Gerçekler...

1. Dünya Tarihi Boyunca, Bütün Kültürlerdeki İnsanlar, Bir Yaratıcı'nın Varlığını Kabul Etmişlerdir.
Bir Kişi, Bütün Tarih Boyunca Gelmiş Geçmiş Bütün İnsanların, Bütün Ulusların Ve Kültürlerin Hatalı, Kendisinin Haklı Olduğunu Nasıl Söyleyebilir? Milyarlarca İnsan, Çeşitli Sosyolojik, Zihinsel, Duygusal Ve Eğitimsel Çeşitliliği İçeren Milyarlarca İnsan, Tek Bir Ağızdan Bir Yaratıcı, Bir Yaratıcı Olduğuna Karar Kılmışlardır. Çünkü O’nu Vicdanlarında Hissetmişlerdir.Bozulmamış Hiçbir Vicdan Yoktur Ki , O’nu Tanımasın.

"Şüphesiz İnananlar [Müslümanlar] İle Yahudiler, Sabiîler Ve Hıristiyanlardan [Her Bir Grubun Kendi Şeriatında] “Allah’a Ve Ahiret Gününe İnanan Ve Salih Ameller İşleyenler İçin Hiçbir Korku Yoktur. Onlar Mahzun da Olmayacaklardır” [Diye Hükmedilmiştir.] [Mâide Suresi 69]

Antropolojik Araştırmalar, Günümüzde En Uzaklardaki, En İzole Olmuş Ve En İlkel Kabilelerde Bile Evrensel Bir Yaratıcı İnancı Olduğunu Gösterir. Dünya Üzerinde Yazılmış En Eski, En Antik Tarihi Eserlerde Veya Efsanelerde, Orijinal Bir Yaratıcı, Yaratıcı Konsepti Görülmektedir. Günümüzde Veya Antik Çağlarda Çok Yaratıcılı İnançlara Sarılmış, Birbirinden Bağımsız Ve Alakasız Toplumların Bile Kökenlerinde En Yüksek Ve En Yüce Olan Bir Yaratıcı Bilinci Olduğu Görülür.Yani Bir Takım İlahlara,Tanrılara İnanmışlar Ama,Hep Onlardan Daha Büyük Bir Ve Tek Olan İlah’a da İnanmışlardır. [Tabiî Ki de Allah’tan Başka İlah Yoktur.]

 [Şu Çalışma da İlginçtir.Belirli Yaşlara Kadar Kendileriyle Hiç Bir Şekilde İletişim Kurulmamış İnsanlarla [Doğuştan,Sağır Ve Dilsizlerle] Özürlü Eğitim Merkezlerinde Yapılan Çalışmalar Sonucunda İletişim Kurulmuş ve Kendilerine Yöneltilen İnanç Hakkındaki Sorulara,Hep Bu Varlık Aleminin Sahibini Düşündüklerini ,Bu Varlığın Başı Boş Olamayacağını Düşündüklerini Belirtmişlerdir. Bu Çalışma Peygamber Efendimizin "Çocuklar İslam Fıtratı Üzerine Doğarlar Daha Sonra Anne Ve Babaları Onları Hristiyan ,Yahudi Veya Mecusi [Diğer İnançlar] Yapar" Şeklindeki Kutsal Sözünü Açıklamaktadır...

2. Gezegenimizin Karmaşıklığı, Ki Çözemediğimiz İçin Bize Karmaşık Gelmektedir. Gerçekte Müthiş Bir Düzen Ve İntizam Mevcuttur. Sadece Evrenimizi Yaratan Bilinçli,Bir Tasarımcıya ,Yaratıcıya İşaret Etmekle Kalmaz Bugün Hala Ona Bağlı Ve O’nun Yönetiminde Olduğunu Gösterir.
Yaratıcı'nın Tasarımına İşaret Eden Bir Çok Örnek, Hatta Sonsuz Örnek Mümkündür, Ancak Biz Sadece Birkaç Örnek Vereceğiz:
Ayrıca Bu Makalede, Dünyamızın Birkaç Şaşırtıcı Yönünü Nazarlara Sunmaktadır: Dünyanın Güneşe Olan Konumu, Suyun Bazı Özellikleri, İnsan Bedeninin Bir Organı.

 

» İnsan, Neredeyse Her Organı İçin Bir Vakıf Kurulacak Derecede Mükemmel Yaratılış Sahibidir. Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de Şöyle Buyurmaktadır: “İnsan, Neden Yaratıldığına Bir Baksın ” [Tarık 5] Yani Kendi Yaratılışını Bir İncelesin.Aslında Herşey Burada Bitiyor.İnsan Adeta Yaratıcıyı Gözlemleme, Tanıma İmkanını Bile Bulabilir.Müthiş Bir Uyumla Birleştirilen Beden Ve Ruh.Bedenin Tümüne Hükmeden Ruh, [Can,Öz…]
» Dünya . . . Boyutu Mükemmeldir. Dünyanın Boyutu Ve Yer Çekimi, Oksijen Ve Nitrojen Gazlarından Oluşan İnce Bir Tabakayı, Yerden 50 Mil Yukarıya Kadar Tutmaktadır. Eğer Dünya Daha Küçük Olsaydı Örneğin Merkür Gibi, Bir Atmosferi Olması İmkansız Olacaktı.  Eğer Dünya Daha Büyük Olsaydı Örneğin Jüpiter Gibi, Atmosferi Özgür Hidrojen İçerecekti. Dünya, Hayvan, Bitki Ve İnsanları Yaşatabilen, Doğru Bir Karışımdan Oluşan Atmosfere Sahip Tek Gezegendir.

Dünya, Güneş'e Olan Konumunda ,En Doğru Mesafe, ve Eğimde [23°27] Bulunmaktadır. Eğer Dünya, Güneşten Daha Fazla Uzakta Olsaydı, Biz Tamamen Donardık. Daha Yakın Olsaydık Hepimiz Kavrulurduk. Dünyanın Konumundaki Küçük Bir Değişiklik Bile Yaşamı İmkansız Hale Getirirdi. Dünya, Güneş Etrafında 67,000 Mil/Saat Hızıyla Dönerken Bile Bu Mükemmel Mesafeyi Korur. Bunu Gerçekleştirirken Aynı Anda Kendi Ekseninde de Dönmektedir. Böylece Yüzeyinin Isınmasını Ve Soğumasını Sağlar.

Ayın Boyutu Ve Dünyaya Olan Uzaklığı, Dünya İle Olan Yerçekimi Açısından Mükemmeldir. Ayın Önemli Okyanus Gel-Gitleri Ve Hareketleri İle Sular Ne Durgunlaşıp ,Havasızlıktan Kokuşur, Ne de Kıtaların Üzerine Tırmanır.[Akvaryumlara Sürekli Olarak Havanın Pompalanması Gibi,Dalgalarda Adeta Havanın Üzerine Atlar.]
“Güneş de Kendi Yörüngesinde Akıp Gitmektedir. Bu, Mutlak Güç Sahibi, Hakkıyla Bilen Allah’ın Takdiri [Düzenlemesi] dir.
“Ayın Dolaşımı İçin de Konak Yerleri [Evreler] Belirledik. Nihayet O, Eğrilmiş Kuru Hurma Dalı Gibi Olur.”
“Ne Güneş Aya Yetişebilir, Ne de Gece Gündüzü Geçebilir. Her Biri Bir Yörüngede Yüzmektedir.” [Yasin Suresi 38-40]


Su . . . Renksiz, Tadsız Ve Kokusuz Ancak Hiçbir Canlı Onsuz Hayatta Kalamaz. İnsanların Bedenlerinin [Üçte İkisi], Bitkilerin Ve Hayvanların Bedenlerinin Çoğunluğu Sudan Oluşmaktadır. Suyun Karakteristik Özelliklerinin Benzersiz Bir Şekilde Yaşama Uygun Olmasına Bakalım:

Suyun Olağandışı Bir Donma Noktası Ve Yüksek Kaynama Noktası Vardır. Su, Dalgalanan Çevre Isılarına Uyum Sağlamamızı Ve Beden Isımızın Sabit Kalmasını Sağlayan Unsurdur.

Su Evrensel Bir Çözücüdür. Dolu Bir Bardak Suyu Alalım, Bir Fincan Şekeri Ekleyelim, Bardaktan Hiçbir Damla Su Taşmayacaktır, Su Basitçe Şekeri İçine Çeker. Bunun Anlamı Şudur: Binlerce Kimyasal, Mineral Ve Besinlerin, En Küçük Kılcal Damarlarımız Boyunca Bile İlerleyerek Bedenimizin Her Yanına Ulaşmasıdır.

Su Aynı Zamanda Kimyasal Olarak Etkisizdir. Taşıdığı Maddelerin Niteliğini Bozmadan Yiyeceklerin, İlaçların Ve Minerallerin Absorbe Edilmesini Ve Beden Tarafından Kullanılmasına İmkan Verir.

Suyun Benzersiz Bir Yüzey Gerilimi Vardır. Bitkilerin İçerisindeki Su, Yer Çekimine Aykırı Bir Şekilde Yukarı Doğru Çıkabilmekte, En Yüksek Ağaçların En Uç Dallarına Bile Besin Taşıyabilmektedir.

Su, Yukarıdan Aşağıya Doğru Donmaya Başlar Böylece Deniz Ve Göl İçindeki Canlılar Yaşamaya Devam Eder.

Dünya Suyunun %97'si Okyanuslardadır. Ancak Dünyamızın İçerdiği Bir Sistem, Bu Suyun Tuzdan Arınmasını, Buharlaşıp Tüm Dünyayı Sulamasını Sağlar. Buharlaşma, Okyanusun Sularını Tuzdan Ayırır Ve Karalar Üzerine Suyu Dağıtması İçin Rüzgar Tarafından İtilen, Bitkileri, İnsanları Ve Hayvanları, Kısacası Yaşamı Besleyen Bulutları Oluşturur. Bu Sistem Hem Arındırmayı, Hem Tekrar Kullanmayı Hem de Besi Sağlamayı İçermektedir.Bulutlar Adeta Birer Su Tankeri Gibi Suyu Karalara Taşımaktalar.Daha Sonra Gökyüzünü Kaplayıp Bir Komutandan Emir Bekler Gibi Dururlar.Ve En Güzel Şekilde Tane Tane Yeryüzüne Düşerler. [Tıpkı Bahçıvan Bidonları Gibi...]
    İnsan Beyni . . . Eşzamanlı Bir Şekilde Sayısız Bilgiyi İşler. Beyniniz, Etrafınızda Gördüğü Şekilleri, Renkleri, Kokuları, Isıları, Ayağınızın Altındaki Basıncı, Ağzınızın Nemini, Elinizdeki Ve Üzerinizi Kaplayan Elbiselerin Dokusunu Aynı Anda İşler. Beyniniz Duygusal Yanıtları, Anıları Ve Düşünceleri Kaydeder. Aynı Zamanda Bedeninizin Düzenli İşlerini Sürdürür, Nefes Almanız, Göz Kapaklarınızı Açıp Kapamanız, Yürümeniz, İç Organlarınızın Çalışması Bunların Bir Kaçıdır.
    İnsan Beyni Bir Saniyede Bir Milyondan Daha Çok Mesajı İşleme Tabi Tutar. Beyniniz Bütün Bu Veriyi Tarar, Önemine Göre Süzgeçten Geçirir, Göreli Olarak Önemsiz Gözükenleri Geri Plana Atar. Dünya Üzerinde Yaşamanızı Ve İşlev Görmenizi Sağlayan İşlemci, Beyninizdir. Her Saniye Milyonlarca Veriyi İşleyen, Bedeninizin Bilinçli Ve Bilinçsiz İşlevlerini Sürdüren Ve Sayısız Etkinliği, Yaratıcılığı Olan İnsan Beyninin Şans Eseri Oluşmuş Bir Et Parçası Olduğunu Kim İddia Edebilir? Adeta Akıl Bir Kütüphanedir.Ruh Bu Kütüphanedeki Veriler Okur,İşler…
   
Evet ; Sadece Zeka Ve Yaratıcılık Sahibi Biri Bunu Yapabilir. İnanmayan Birisi İnsan Beyninin Varlığını Nasıl Açıklar? Sadece İnsan Beyninden Daha Bilgili Ve Üstün Bilgi Ve Güç Sahibi Biri Bunu Yaratabilir.

3. "Tesadüf" Yeterli Bir Açıklama Olmadığı Gibi Akıl Sahiplerinin Kabul Edeceği Bir Veride İçermez...Sebebi Basittir. Hayatta Gözlemlediğimiz Şudur ki Bir şeyi Yaparsan Olur,Yapmazsan Olmaz.Herşeyi Bu Şekilde Karşılaştırıp Kıyaslayabiliriz.
Tesadüfe İnananlar, Tesadüfen Kahvaltılarının dahi Önlerine Gelmeyeceğini Çok İyi Bilirler...
Efes Harabelerine Ya da Dolmabahçe Sarayına Baktığınızda Bu Eserlerin Şans Eseri Oluşmuş, Doğal Yapılar Olduğunu Düşünür Müsünüz? Sınırsız Zaman, Rüzgar Ve Yağmur Sağlansa Bile Doğa Bu Eserleri Oluşturamaz. Böyle Bir Beklenti Lügatten Harika Bir Şiir Süzülmesini Beklemek Gibi Aptalca Bir Şey Olur.Sağduyumuz Bize Bu Eserlere Baktığımızda, Açık Bir Planlama Ve Ustalıkla Oluşturulmuş, Zeka Ürünlerine Baktığımız Verisini Verir.

 

» Aynı Şekilde Canlıların En Küçük Birimi Olan Hücrelerin ,Yapıtaşları Konumunda Olan Elementleri, Bileşikleri de Bir Araya Getirsek,Asırlar Geçsede Asla Bir Araya Gelip Anlamlı Bir DNA-RNA Zinciri Oluşturmayacaklardır.Bütün Bunlar Bize Hücrenin Bilinçli Bir Yaratıcı Tarafından Yaratıldığını Aklımızın Önüne Sermektedir Göstermektedir. Sonsuz Teşekkürler Yalnızca O'nadır.

 Seçkin Astronom Frederick Hoyle, Amino Asitlerin İnsan Hücrelerinde Tesadüfi Bir Şekilde Bir Araya Geldiği İddiasının Matematiksel Olarak Gülünçlüğünü Ortaya Koymuştur. Bay Hoyle, "Şans" İhtimalinin Saçmalığını Takip Eden Analojide Resimlemiştir: "Bir Kasırganın, Bir Hurdalık Üzerinden Geçerken Parçaları Şans Eseri Birleştirip, Şans Eseri Çalışan Ve Uçmaya Hazır Pırıl Pırıl Bir Boeing 747 Oluşturmasının Şansı Nedir? Olasılık O Kadar Küçüktür Ki, Sınırsız Zaman Ve Sınırsız Hurdalık Verilmiş Olsa Bile Bu Olasılıkta Yükselme Görülemez!"

 Evrenin Ve Bizim Yaşamımızın Karmaşıklığı [Sistemlerdeki Mükemmellik] Göz Önüne Alındığında, İhtiyacımız Olan Herşeyi Yaratmış Olan Makul, Sevgi Dolu Ve Herşeyi Bilen Bir Yaratıcıyı Kabul Etme Durumunda Kalırız. Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz Kendisini, Yaşamı Yaratan Ve Sürdüren Bir Olan ,Sonsuz Rahmet Sahibi Bir ,Rab Ve İlah Olarak Tanımlar.

O, Çok Bağışlayandır, Çok Sevendir. ” [Buruc [Burçlar] Suresi]

“ O, Yedi Göğü Tabaka Tabaka Yaratandır. Rahmân’ın Yaratışında Hiçbir Uyumsuzluk Göremezsin. Bir Kere Daha Bak! Hiçbir Çatlak [Ve Düzensizlik] Görüyor Musun?”
“ Sonra Tekrar Tekrar Bak; Bakışların [Aradığı Çatlak Ve Düzensizliği Bulamayıp] Âciz Ve Bitkin Hâlde Sana Dönecektir.” [Mülk Suresi 3-4]

4. İnsanlığın Yaratılıştan Sahip Olduğu Yanlış Ve Doğru Hisler,Duygular Biyolojik Olarak Açıklanamaz [Vicdan].
Hepimizde Olduğu Gibi, Bütün Kültürlerde de Evrensel Bir Doğru Ve Yanlış Hissi Mevcuttur. Bir Hırsız Bile Kendisinden Bir şey Çalındığında Haksızlık,Mağduriyet İçerisinde Olduğunu Düşünür. İstisnasız Bütün Kültürlerde, Haksız Yere Adam Öldürme,Zina,Hırsızlık,Yalan Vb. Olaylar Karşısında İnsanlar Büyük Bir Öfke, Tiksinti Ve Bu Kötülüğü Onaylayanlara Karşı Kızgınlık Duyarlar. Biz Bu Hisleri Nereden Elde Ettik? Bütün İnsanların Vicdanlarında Yer Alan Evrensel Bir Adalet, Kötülüklerden Tiksinme Bilinci Nasıl Oluşmuştur? İyiyi İyi,Kötüyü Kötü Bilme Bilincini Melekesini Nasıl Kazanmışlardır...?

Cesaret, Asil Ve Kutsi Bir Neden İçin Ölmek, Sevgi, Merhamet, Saygınlık, Vazifeye Sadakat, Tüm Bunlar Nereden Geldi? Eğer İnsanlar Sadece Fiziksel Gelişimin Ürünleriyse, "En Güçlü Olanın Hayatta Kalması" İse, Niçin Birbirimiz İçin Ve Kutsal Değerler İçin Canımızı Feda Ediyoruz? [Neden Anneler ,Yavruları İçin Canlarını Tehlikeye Atar.? ] Yanlış Ve Doğru Hakkındaki İç Hisse,Vicdana Nereden Sahip Olduk? Bizim Vicdanımızın Varlığına Getirebileceğimiz En İyi Açıklama, İnsanı İnsanca Yaşatmak İsteyen Birinin Bunu Kalbimize Yerleştirdiği Yönünde Olacaktır.O da Çok Merhamet Ve Sevgi Sahibi Yüce Yaratıcımız Allah’tır.

5. Yaratıcı Kendisini Sadece Yarattığı Şeylerde Uzayda Dünyada ,Doğada Ve İnsan Yaşamında Göstermedi; Kendisini Daha Özel Ve Kesin Bir Biçimde İnsan Toplumlarının İhtiyaçlarına Göre Gönderdiği ,Kutsal Kitaplarda Açıkladı.

“ O, Sana Kitab’ı Hak Ve Kendisinden Öncekileri Doğrulayıcı Olarak İndirdi. O, Daha Önce Tevrat’ı Ve İncil’i İnsanlar İçin Birer Hidayet Olarak İndirmişti. Furkan’ı [Furkan, Kur’an’ın Diğer Bir Adı Olup “Hak İle Batılı Birbirinden Ayıran” Demektir.] da İndirdi. Şüphesiz, Allah’ın Âyetlerini İnkâr Edenler İçin Şiddetli Bir Azap Vardır. Allah, Mutlak Güç Sahibidir, İntikam Sahibidir ”.[Al-İ İmran Suresi 3]

 Yüce Yaratıcı ; İçinde Yaşadığımız Dünyayı Bizim İçin Yarattı Buna Karşılık Bizden İstenen İse Sadece Kulluktur.İbadet İnsanı Hür Ve Özgür Kılar.Aksi Takdirde İnsan Herşeye Tapacak, Herşeyden Korkacaktır.Her Olay Karşısında Titreyecektir.

“ Ben Cinleri Ve İnsanları, Ancak Bana Kulluk Etsinler Diye Yarattım.” [Zariyat Suresi 56]
“ Ey İman Eden Kullarım! Şüphesiz Ki Benim Arzım [Yeryüzü] Geniştir. O Hâlde, Ancak Bana Kulluk Edin.
Her Can Ölümü Tadacaktır. Sonra Bize Döndürüleceksiniz [ Ankebut Suresi 56-57]


Yaratıcımız Yüce Allah Bizi Sever. Yaratıcı Kutsaldır Ve Alemlerden Müstağnidir.Uzaktır. Hiçbir Şeye Muhtaç Değildir.

“ De Ki: “Ey Kendilerinin Aleyhine Aşırı Giden Kullarım! Allah’ın Rahmetinden Ümidinizi Kesmeyin. Şüphesiz Allah, Bütün Günahları Affeder. Çünkü O, Çok Bağışlayandır, Çok Merhamet Edendir.”
Azap Size Gelmeden Önce Rabbinize Dönün Ve O’na Teslim Olun. Sonra Size Yardım Edilmez.” [Zümer Suresi 53-54]


Yaratıcımız, Günahlarımızın Affedilmesi İçin Bir Yol Sağladı. O da Ancak Tövbe Ve Bağışlanma Dileme Yoludur.Tövbe Yaratıcıya Karşı Duyulan Bir Özür Ve Pişmanlık Duygusudur.İşlenen Kötülükleri de , Bir Daha İşlememek Üzere Terk Etmektir.Bizden İstenen, Bizlere Emanet Olarak Verilen Ruhumuzu Hiç Kirletmeden Sahibine Tertemiz Teslim Etmektir.

Günahların Çirkin Olmayan Tek Yönü Onlar İçin Dökülen Göz Yaşlarıdır.
Bizden O'nun Bağışını,Affını Almamızı Ve O'nunla Sonsuza Dek Devam Edecek Olan Bir Rab-Kul İlişkimize Başlamamızı İstemektedir. Kafanızdaki, Sürekli Cezalandıran, Cehenneme Atan Bir Allah İnancını Silin,O Kur’an-ı Kerim’de Bildirdiği Gibi;
"O Çok Bağışlayan,Çok Sevendir".Yine İnsana Gönlü Verdiğini,İnsana Tatmin Olacağı Bir Eş Yarattığını da Belirtmiştir.[Hâlbuki O, Sizin İçin Kulakları, Gözleri Ve Gönülleri Yaratandır. Ne Kadar da Az Şükrediyorsunuz! Mu'minun Suresi 78]Böyle Bir Rab Gerçekten Çok Sevilir,Ve Sadece O'na İbadet Edilir..O Kötüleri, Kötülükleri Cehenneme Atacaktır.Önemli Olan Hangi Tarafta Durduğunuzdur.

"Biz Onlara Zulmetmedik. Fakat Onlar Kendilerine Zulmettiler. Rabbinin Azap Emri Gelince, Allah’ı Bırakıp da Taptıkları İlâhları Kendilerine Hiçbir Fayda Sağlamadı. İlâhları Onların Sadece Ziyanlarını Artırdı." [Hud Suresi 101]